Acı,ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,öfke,kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,keder,yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,duracaksın,durup, gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğinebakacaksın,sana iki yüz yıl önceden...
Tanrım beni yavaşlat, aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir... Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele... Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükûnetini ver. Sinirlerim ve kaslarımdaki...
Karamel Tadında Hayata bir de benim gözümden bakmaya ne dersiniz... Hazırsanız eğer;yolculuk başladı...